Yüksek Öğrenimde Teknoloji

yuksek-ogretimde-teknoloji

Yaklaşık 30 yıldır, uzmanlar, eğitim teknolojisinin yükseköğretime zarar vereceğini düşünmekteydi. Online kurslar maliyetleri düşürecek ve yükseköğretime eşi benzeri görülmemiş bir erişim sağlayacak, böylelikle bu düşüncenin doğru olmayacağı ortaya çıkacaktı. Aynı şekilde, doğru dijital içerik her bir öğrenciye doğru zamanda sunulduğunda, bu durum uyarlanabilir bir öğretim sistemini geliştirecek veya değiştirecek.

Günümüzde teknoloji, eğitim ile işgücü arasındaki ilişkiyi dört farklı yoldan değiştirmektedir.

Birincisi, yetkinlik verileri gittikçe daha da yaygınlaşıyor. Çevrimiçi psikometrik değerlendirmeler, e-portföyler ve mikro yeterlilik belgeleri nihai yeterlilik belge seviyesinin (derece) altındaki öğrenci yeterliliklerini ortaya çıkarıyor. Buna ek olarak, birçok kolej ve üniversite, mezunların yeterliklerini daha iyi tanımlayan transkriptlerin çıktısını sağlayacak, yetkinliğe dayalı modellere geçme sürecindedir.

İkincisi, işverenlerin bu yeni veriyle etkileşimde bulunmaları için yeni yollar var. Başvuru Takibi Sistemleri matematiksel analizler içeriyor ve yakın bir zamanda işe alım yöneticileri aday havuzlarını geliştirmek için girdi olarak yeni yetkinlik verilerini analiz etmeye başlayacak.

Üçüncüsü, bu veriler sosyal sermayenin geliştirilmesi dışındaki amaçlar için orijinal olarak geliştirilen algoritmalarla yetkinlik çizelgelerine göre farklı gruplarda analiz edilebilecek. Bu şekilde aynı algoritmalar iş tanımlarından yetkinlik çizelgeleri çıkarıyor, ayrıştırıyor ve ardından ikisini eşleştirerek analiz ediyor. Bu sayede en doğru seçimi yapmanız sırasında sizlere yardımcı oluyor.

Tabii ki, öğrenci yeterlilik verilerinin içeriği ne olursa olsun, öğrencileri işlerle eşleştirme, yalnızca işverenler iş tanımlarının anahtar yeterliliklerini doğru bir şekilde yakalar ve açıklarsa işe yarar. Bu yüzden dördüncü önemli gelişme, işverenlerin iş tanımlarını geribildirim döngüsü ile çalışanların performansını izlemelerine olanak tanıyan teknolojilerin ortaya çıkmasıdır.

Bu dört teknolojik gelişme, yükseköğretim ile işgücü piyasası arasındaki boşluğu kapatacak ve insan sermayesi için yeni bir çağ açacaktır. Ortaya çıkan “yetkinlik havuzu”, öğrencilerin eşleşmesi muhtemel işleri ve meslekleri anlamalarına ve işverenlerin ise ileride eşleşebilecek olan öğrencileri tespit etmesine yardımcı olacaktır.

Bu nedenle bu yetkinlikleri doğru analiz etmek ve doğru eğitim planlanması bu geleceğin temelini oluşturmaktadır.

Kaynak: TechCrunch

The message will be closed after 20 s