Sürdürülebilir İnovasyon Kavramına Kuramsal ve Tarihsel Bir Bakış

Ekonomistler ülke ekonomilerini modelleyerek, ekonomik büyümenin yollarını ararlar. Bu süreçte en çok dikkat edilen konular ise rekabet ve sürdürülebilirliktir. Rekabet avantajı konusunda geçtiğimiz son on (10) yılda en çok söz edilen kavramlarından biri de inovasyondur. “Ekonomik başarı getiren yenilik” olarak tarif edebileceğimiz “inovasyon” artık “sürdürülebilirlik” kelimesiyle birlikte anılmaya başlandı. Birçok araştırmacı, teknoloji tabanlı sürdürebilir inovasyonun ekonomik büyümenin temelini oluşturduğunu belirtmiştir.İnovasyon, Latince kökenli bir kelime olan “innovatus” kavramından türemiştir; inovasyon, toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılması anlamına gelmektedir (Karaata 2010: 5). Türk Dil Kurumu (TDK) inovasyon kelimesine karşılık olarak yenileşim tabirini kabul etmektedir. TDK sözlüğüne göre yenileşim, değişen koşullara uyabilmek için toplumsal, kültürel ve yönetimsel ortamlarda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması olarak tanımlanmıştır (TDK 2016). Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ile Avrupa Komisyonu (Eurostat) tarafından hazırlanan ve TÜBİTAK tarafından Türkçe’ye çevirisi yapılan Oslo Kılavuzu’nda inovasyon şu şekilde ifade edilmektedir: “Bir yenilik, işletme içi uygulamalarda, işyeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni veya önemli derecede iyileştirilmiş bir ürün (mal veya hizmet) veya sürdürebilir, yeni bir pazarlama yöntemi ya da yeni bir organizasyonel yöntemin gerçekleştirilmesidir” şeklinde tanımlanmıştır (Tübitak 2006: 50).

Birçok kuramcı inovasyon kavramını farklı tanımlamıştır. Literatürde J. Schumpeter ile birlikte anılan inovasyon kavramı, yeni bir üretim fonksiyonu keşfetmek anlamında kullanılmıştır. Schumpeter’e göre yenilik, yeni bir ürünün icat edilmesi, yeni bir üretim metodunun geliştirilmesi, yeni bir pazarın kurulması, hammadde ya da yarı mamul madde temini için yeni kaynakların geliştirilmesi vb. şeklindeki etkinliklerin tümüdür (Özçifçi, 2014: 389; akt.Çetinkaya, 2016:23-24 ). Aynı şekilde Peter Drucker’a göre (1985) inovasyon, girişimciliğin bir aracıdır ve refah oluşturmak için yeni bir kapasite meydana getiren kaynakları sağlayan bir eylemdir (akt. Yüksel, 2016). Literatürde inovasyonu tanımlayan diğer kuramcılar şunlardır:

 

  • Porter (1990) inovasyon kavramını, şirketlerin yeni teknolojileri ve yeni iş yapış stillerini kapsayacak şekilde geniş bir açıdan ele alır ve bu sayede rekabet avantajı yakalaması olarak tanımlar (akt. Yüksel,2016).
  • Moore ve Thusman inovasyonu, “sektördeki bir ihtiyacın sentezlenmesi ve ihtiyaca cevap veren ürünün üretilmesi olarak tanıtılmasıdır” şeklinde açıklamışlardır (Yüksel, 2016).
  • Becker (1967) inovasyonu; benzer vizyon ve misyonları bulunan organizasyonlardan birinin, bir fikrin ilk defa kullanması olarak tanımlarken; Freeman (1982) ise yeni ve iyileştirilmiş bir ürünün, pazarlaması ya da yeni veya iyileştirilmiş bir sürecin ilk defa ticari kullanımı için üretim, yönetim, tasarım ve ticaret faaliyetleri olarak tanımlamıştır (Yüksel, 2106).
  • Richards(1985) için ise inovasyon; sistem problemlerinin yeni yaklaşımlarla uygulanmaya konmasıdır.
  • Rahtwell ve Gardiner(1985) tanımlarında ise inovasyon; sadece teknolojik açıdan bir ilerlemenin ticarileşmesi değildir. Aynı zamanda teknolojik bilgilerdeki küçük iyileştirmelerdir.

Yukarıda tanımlardan hareketle; inovasyon, yenilik olarak tercüme edilirken, asıl vurgulanan nokta her çeşit inovasyonun pazarlanabilir olması ve ekonomik bir kazanım sağlamasıdır (Yüksel, 2016:50). 2000’li yıllarla birlikte yaygınlığı artan inovasyon kavramı, daha önceleri rekabet avantajı sağlayan yönetim yaklaşımıyken; firmaların -günümüzün rekabet ortamında- hızlıca değişen gelişmelerden zarar görmemesi, pazarda ki konumunu koruyabilmesi ve sürdürülebilirlik için uygulanması şart olmuştur (Yüksel,2016: 50 ).
Günümüzde inovasyon kavramı işletmelere birçok açıdan avantaj sağlamaktadır. Tarih boyunca incelendiğinde inovasyonun işletmeler açısından rekabet üstünlüğü sağlayan bir araç olduğu rahatlıkla öngörülebilir. Bunların yanında inovasyon, müşteri memnuniyetini artırdığı gibi aynı zamanda müşterinin işletmelere bağlılığını sağlayan bir araçtır.
Sürdürebilir inovasyonun işletmelere sağlamış olduğu yararları şu şekilde sıralayabiliriz:

  1.  Gelişen dijitalleşme ve enformasyon teknolojilerindeki gelişmeler yakından takip edilerek; iş süreçlerinde ve planlamalarında yeniliklere gitmek, maliyet azaltıcı yeni uygulamalar geliştirmek, işletmelerde verimliliğin artmasını sağlar.
  2. İşletmeler açısından küresel rekabet ortamında bilgiyi en verimli şekilde kullanmak, kalıcı başarılar elde etmek için inovasyon önemli bir unsurdur. İşletmelerin rekabette üstünlük yaratmak için inovasyona önem vermeleri gerekir.
  3. Bir işletmenin inovasyon performansı aynı zamanda o ülkenin mevcut ekonomik durumunun da göstergesi niteliğindedir. Bu açıdan işletmelerin talep eden tarafta mı yoksa tedarikçi konumda mı oldukları önemlidir. Tedarikçi konumundaki işletmeler ödemelerde ki dengesizliğini gidermek açısından artı tarafta yer alır.
  4. Bir işletmenin faaliyette bulunduğu çevreyi ve tüketici sağlığını korumaya yönelik çalışmalar inovasyonla mümkün olabilmektedir. Bu da sosyal sorumluluk bilincinin geliştirilme konusunda katkı sağlar.
  5. Bir işletmenin müşterinin ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmesi, kaliteye ve yeniliğe önem vermesi müşterilerini önemli hissettirir ve böylelikle sadık bir müşteri kitlesi kazanılmış olur ( Gökçe,2010:2; Akt. Aydın,2106: 21).

Sürdürebilir İnovasyon, ürün başına düşen üretim veya teslimat maliyetlerinin en aza indirgemek, kaliteyi artırmak veya yeni ya da önemli derecede iyileştirilmiş ürünler üretmek veya teslim etmek üzere yapılan yeniliklerdir (TÜBİTAK, 2014: 9). Sürdürebilir İnovasyon, var olan ürün veya hizmeti geliştirerek daha iyi ve daha ucuz üretim ve dağıtım faaliyetleri ile etkin ve verimli bir şekilde piyasaya sunularak, performansı arttırma, maliyetleri düşürme ve teslimat konularındaki iyileştirmeleri kapsamaktadır.

Sürdürebilir inovasyon, bir ürünün yapılış veya hizmetin sunuluş yönteminde yapılan değişimlere denir. Sürdürebilir inovasyon, ürünün kalite veya maliyetindeki değişimler aracılığıyla yapılanlar hariç, kullanıcılar tarafından görülmeyebilir. Bir mal veya hizmetin ortaya çıkması için belli bir zaman ve yöntem gerektirmektedir ve başka bir ifade ile sürdürebilirlik, yenilik yapılanması gerekebilir. Sürdürebilir inovasyon, kısaca yeni bir üretim yöntemi olarak tanımlanmaktadır (Sabuncu, 2014: 107;akt. Yüksel,2016).

Ürün, süreç ve pazarlama yeniliklerinin dışında, yönetiminde yakından ilgili olduğu inovasyon türü olarak sürdürebilir inovasyon olduğu söylenebilir. İşletmenin genel stratejisi, teknolojik yenilik ve AR-GE stratejisiyle bağlantılıdır. İşletmenin büyüme hedefleri ya da mevcut pazarlarını korumaya yönelik amaçları, işletmenin AR-GE ve inovasyonlara yönelik hedeflerini belirler. Gelişen yeni teknolojiler ya da yeni ürünler yüzünden kendi pazarlarına ve ürünlerine yönelecek tehlikeleri görebilmeleri, kendi geliştirdikleri inovasyon tekniklerinin ve yeni ürünlerin pazardaki yaşamlarını değerlendirebilmeleri ve bu değerlendirmeler karşısında hangi stratejinin uygulanması gerektiğini tespit etmeleri gerekir (Sabuncu, 2014: 108;akt. Çetinkaya,2016).

Sürdürebilir inovasyona tarihsel olarak bakıldığında, temel olarak, organizasyonun değer yaratma yeteneğinin geliştirilmesi ile ilgilidir. Bir ürün ya da hizmeti üretme veya sunmanın yeni ya da gelişmiş bir yolunu ifade eder. Sürdürebilir inovasyon da, işletme faaliyetleri yerine getirirken ortaya çıkan problemlerin, maliyetlerini düşürmek, hızlılığı arttırmak ve verimliliği en üst düzeye çıkarma söz konusudur. Kuşkusuz sürdürebilirlik, bilgi sistemleri etkin bir biçimde kullanılmalıdır (Bayındır, 2007: 243; akt. Çetinkaya, 2016: 30-31).
Sürdürebilir inovasyonun iki kaynağı bulunmaktadır. Bunlardan ilki, geleneksel üretici inovasyondur; Bir ürünün veya işin satılmak üzere tasarlanmasıdır. İkinci olarak, son kullanıcı inovasyonudur; Mevcut bir ürünün eksikleri tespit edilip yeniden tasarlanmasıdır. Kuşkusuz sürdürebilir inovasyonu, endüstriyel kaygılar ve çevresel faktörler de etkilemektedir. Bir işletme gurusu olan Peter Drucker, bu etmenleri “beklenmeyen, uyumsuzluk, sürdürebilir gereksinimi, endüstri ve piyasa yapısındaki değişim, demografik veriler, anlayıştaki değişim ve ruh hali” olarak sıralamıştır (akt.Yüksel, 2016: 50-51).

Teknolojik inovasyonları oluşturan sürdürebilir inovasyon, işletmenin temel iş faaliyetleriyle doğrudan bağlantılı oldukları için genelde işletmenin operasyon sistemlerindeki değişiklikleri kapsarlar. Sürdürebilir inovasyonlar, bir işletmenin başarılı bir şekilde yönetilmesini ve kaynaklarını etkin şekilde kullanmasını sağlayan, organizasyon yapısı, yönetim sistemleri, yönetim işi için kullanılan bilgi ve yönetsel becerilerde, iş tasarımlarında ve ödüllendirme sistemlerinde önemli oranda yapılan değişimleri kapsamaktadır (Atalay, 2012: 38; Çetinkaya, 2016: 32).

Kaynakça

AYDIN, Kübra(2016) Elektronik İnsan Kaynakları Yönetimi Uygulamaları ve İnovasyon Performansı, Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi: İstanbul.
BAYINDIR, S.,(2007), Yenilik Çalışmalarında Dış Kaynak Kullanımı, Selçuk Üniversitesi Karaman İ.İ.B.F Dergisi, 241-251.
ÇETİNKAYA, Çağla(2016) İnovasyonun Küçük Ölçekli Otel İşletmelerinin Performansına Etkisi: Sultanahmet Örneği, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi: Sakarya.
DRUCKER, P.F., 2003. Yenilikçilik içerisinde yenilikçilik disiplini. A.Kardam (Çev.), İstanbul: Mess Yayınları
GÖKÇE, S.G., (2010). İnovasyon Kavramı ve İnovasyonun Önemi. Fırat Kalkınma Ajansı ss. 1-5.
KARAATA, S. ( 2012). Yenilik-Yenileşim İnovasyon Dünyasına Bir Yolculuk. Ege Genç İş Adamları Derneği. ss.1-58.
OECD., (2006). Oslo Kılavuzu Yenilik Verilerinin Toplanması ve Yorumlanması için İlkeler, TÜBİTAK, OECD Eurostat Ortak Yayımı.
ÖZÇİFÇİ, V., H. SARIÇAY, (2014 ) İşletmelerde Yenilikçilik Faaliyetlerinin İncelenmesi, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 18.1, 387-404
SABUNCU,B.,(2014), KOBİ’lerde Yenilik ve Engellerinin Tespitine Yönelik Bir Araştırma: Denizli Örneği, İşletme Araştırmaları Dergisi, 6.1 , 103-112.
YÜKSEL, Esra(2016) Marka Yönetiminde İnovasyonun Önemi Telekomünikasyon Sektöründe Bir Uygulama, , Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi: İstanbul.

The message will be closed after 20 s