Eğitimde Kullanılan Bilgisayar Oyunlarının Öğrencilerin Başarılarına Etkileri

Oyunlar, çocukların hayatında her zaman büyük bir yer tutmuştur. Günümüzde çocuklar, değişen teknolojinin sunduğu olanaklar ile oyunları farklı ortamlarda (bilgisayar, oyun konsolu, cep telefonları vb.) oynama fırsatı bulmaktadırlar. Bu sayede, oyunun merkezinde yer alan eğitici özellikli bilgisayar oyunları da yansıtılabilmekte ve eğitim amaçlı bilgisayar oyunları giderek yaygınlaşmaktadır. (Babayiğit, 2014:4).
Oyun, antropolojiden psikolojiye, pedagojiden iletişim bilimlerine pek çok disiplinin çalışma kapsamına giren bir alandır. (Binark, Bayraktutan Sütcü ve Fidaner, 2009; akt. Babayiğit, 2014: 9). Bu nedenle oyunla ilgili yapılmış pek çok tanım bulunmaktadır. Dempsey, Haynes, Lucassen ve Casey (2002) oyunu; bir ya da daha fazla oyuncunun bulunduğu, kurallar barındıran, rekabet içeren etkinlik olarak tanımlamıştır. Alcorn (2003) ise oyunu, belirlenen hedef ya da hedeflere ulaşabilmek için, çeşitli kurallara uyarak, katılımcıların hem kendileriyle hem de birbirleriyle yarıştığı spor ya da eğlenceler olarak tanımlamıştır(Babayiğit, 2014: 9).

Eğitimde olumlu ve verimli sonuçlar almak öğrenciden en yüksek verimi alacaktır. Ünlü pragmatist filozof John  Locke, eğitim sürecinde derslerin daha verimli hale getirebilmesi için oyun veya yaratıcı faaliyetlerden yararlanılması gerektiğini vurgulamaktadır. (Güngörmüş, 2007). Diğer bir ifade ile Locke’a göre eğitimin tek düze ve bireyin sosyalleşme sürecinde eğitimin sıkıcı ruhundan kurtulmak için eğitimin eğlenceli ve zevkli hale getirilmesi gerekmektedir. Buradan hareketle oyun, iyi bir öğrenme ortamı ve bireylerin duygusal, zihinsel ve dil eğitim gelişiminde önemli bir yere sahiptir.

Teknolojide ki yaşanan hızlı gelişmeler eğitimde öğrenme süreçlerini de etkilemiştir. Eğitim sisteminde öğrencilerin motivasyonlarının artırılmasında “oyunların” yeri önemli midir sorusu günümüz eğitim tartışmalarının önemli sorularındadır.

Oyun, çocuğun kendisini ifade etmesini, yeteneklerini geliştirebilmesini sağlayan doğal bir öğrenme ortamıdır. Oyunların eğitim süreçlerinde kullanılmasının temel amacı öğrencilerin dikkatlerini çekmek, ders süresince motivasyon ve ilgilerinin yüksek seviyelerde tutulmasını sağlamaktır. (Öztürk, 2007:3).

Oyunların sahip olduğu zengin içerik ve görsel temalar, öğrencilerin öğrenme süreçlerini kısaltan, anlamlı öğrenme kazanımları kazandırır. Dolayısıyla oyunların eğitim sektöründe kullanımı sadece öğrencileri değil öğretmenlerin de mesleki doyuma ulaşmalarını sağlamaktadır. ( Öztürk, 2007:3).

Derya Öztürk’ün yapmış olduğu araştırma sonuçlarına göre (Öztürk, 2007:3); eğitsel bilgisayar oyunlarının eğitimde kullanılması ile birlikte öğrencilerin, sayısal (fen, matematik vb.) derslerde başarılarının arttığı gözlenmiştir. Bu noktada oyunların öğrencilerin sayısal derslerinde öğrenme süreçlerinde pozitif etki yaptığı söylenebilir.

Çocuk için oyun sadece eğlenme faaliyeti değil aynı zamanda da doğal bir öğrenme aracıdır. Çocuk oyunda, günlük hayatta görüp öğrendiklerini uygular ve pekiştirir. Örneğin bazı oyunlar aile içindeki rolleri üstlenerek aile bireylerinin görevlerini, davranış biçimlerini öğrenebilir ve kendine uygun gördüklerini alıp tekrarlar,  pekiştirir. Bazı oyunlarda ise meslek gruplarını taklit eder ve o mesleğin içeriği hakkında bilgi edinebilir. Oyun içerisinde çocuk temel olarak oyun arkadaşlarıyla iletişim kurmayı, onlarla işbirliği yapmayı öğrenir, yardımlaşma duygularını geliştirir. Oyun esnasında yeni şeyler öğrenen çocuk, daha önceden bildiği şeylerle bağlantılar yakalar, düşünür, algılamaya ve kavramaya çalışır, pek çok zihinsel faaliyeti gerçekleştirmiş olur ( Babayiğit, 2014:4).

Bilgisayar oyunları, öğretim ve öğrenmedeki yeni yaklaşımların desteklenmesinde önemli bir strateji olarak ortaya çıkmıştır. Oyunlar, geleneksel öğretime daha yapıcı ve dinamik özellikler katarak, öğrencilerin eğlenerek öğrenmelerini sağlamaktadırlar (Güngörmüş, 2007). Garris, Ahlers ve Driskell bilgisayar oyunlarının eğitimde kullanılmasını aşağıdaki gibi açıklamaktadır:

  • Günümüzde, düz anlatıma dayalı öğretim modelinden, öğrenenin daha aktif rolde olduğu öğrenci merkezli öğretim modeline geçilmiştir. Dolayısı ile öğrencilere, konuları sadece dinleyebilecekleri değil, yaparak-yaşayarak öğrenebilecekleri öğretim ortamları sağlanmalıdır.
  • Literatürde yer alan bazı deneysel çalışmalar, bilgisayar oyunlarının, karmaşık konuların öğretilmesinde etkili bir araç olarak kullanılabileceğini göstermektedir.
  • Eğitimcilere göre, bilgisayar oyunları oynayan öğrenci kitlesinin sayısal büyüklüğü ve insanların oyun oynamaya olan ilgisi göz önüne alınarak, bu gönüllü aktif katılımdan eğitsel amaçlara ulaşmak için bir güdüleme aracı olarak yararlanılabilir (Garris vd., 2002, s.441-442; akt.Güngörmüş:2 ).

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzerine oyun iyi bir öğrenme ortamıdır. Çünkü çocukların duygu ve algılarının keskinleşmesini, yeteneklerinin gelişmesini sağlar. Ayrıca oyunlar, yaşamın bir modelini oluşturmaktadırlar. Oyun, çocuğun yaşamla ve yaşamın kurallarıyla karşılaştığı, yaşamı tanıdığı, yaratıcılığını geliştirdiği önemli bir olgudur (Kale, 1997). Oyun çocuğa kendini ifade edebileceği rahat bir ortam sağlarken aynı zamanda bedensel, zihinsel, duygusal yönlerini de geliştirecek bir yöntemdir (Avcı, 2005). Çocuklar oyun aracılığıyla sosyalleşmeyi, insanlarla ilişki kurmayı, sevgiyi, paylaşımı öğrenirler. Bir araya gelen çocuklar henüz birbirinin adını öğrenmeden oynamaya başlarlar; oyun onların ortak dilidir (Kale, 1997; Öztürk, 2007).

Derya Öztürk’ün belirtiğine göre oyunun çocuk eğitimi üzerindeki etkileri şunlardır.

Çocuğun duygusal gelişiminde oyunun etkileri ( Öztürk, 2007:17-18):

  • Çocuk, gerçek yaşamda kendisini rahatsız eden durumları ve diğer insanlarla paylaşamadığı duygularını oyuna yansıtabilir ve oyun yolu ile ifade edebilir.
  • Çocuk, aile yaşantısındaki olumsuz olayları, korkularını, arkadaşlarıyla iletişim kurma konusunda yaşadığı sıkıntıları oyuna yansıtabilir. Kendine göre bir çözüm yolu bulabilir ve bu şekilde kaygılarından kurtulabilir.
  • Çocuk oyun sırasında birçok duygusal tepkiyi (mutluluk, sevinç, acıma, korku, kaygı, dostluk, düşmanlık, kin, sevgi, güven gibi) ve aynı zamanda bazı tepkilerini kontrol etmeyi öğrenebilir. (Mangır ve Aktaş, 1993; akt. Öztürk, 2007).

Çocuğun sosyal gelişiminde oyunun etkileri

  • Çocuk, oyunda aile bireylerinin görevlerini, sorumluluklarını, davranış biçimlerini öğrenebilir ve kendine uygun gördüklerini tekrarlayıp pekiştirebilir.
  • Çocuk oyunda çeşitli meslek gruplarını taklit ederek, o rolün kurallarını öğrenebilir.
  • Diğer insanlarla iletişim kurmayı, gözlem, işbirliği yapmayı öğrenebilir, yardımlaşma duygusunu geliştirebilir.
  • Oyun yoluyla teşekkür etme, günaydın ve iyi geceler deme gibi sözel kuralları; ayrıca sıra bekleme, konuşan birini dinleme, trafik kurallarına uyma, telefon ile konuşma gibi kuralları da öğrenebilir.
  • Doğru-yanlış, iyi-kötü, güzel-çirkin gibi ahlaki kavramları pekiştirebilir.
  • Başkalarına saygı gösterme, verilen görevleri üstlenme, karar verip uygulayabilme, işbirliği yapma gibi toplumsal kuralları öğrenebilir (Mangır ve Aktaş, 1993; akt. Öztürk, 2007).

Çocuğun zihin ve dil gelişiminde oyunun etkileri

  • Çocuk oyun yoluyla büyüklük, şekil, renk, boyut, ağırlık, hacim, ölçme, sayma, zaman, mekân, uzaklık gibi pek çok kavramı öğrenebilir.
  • Çocuk eşleştirme, sınıflandırma, sıralama, analiz, sentez ve problem çözme gibi birçok zihinsel işlemi oyun ile öğrenebilir.
  • Çocuk oyunlarının çoğu dil kullanımını gerektirdiğinden oyunlar çocukların dil gelişimini desteklemektedir.
  • Çocuklar oyunda yeni sözcükler öğrenebilmekte ve dil yoluyla birbirlerine bilgi aktarabilmektedirler (Mangır ve Aktaş, 1993; Öztürk, 2007).

Eğitim ortamlarında kullanılan oyunlar, öğrencilere hedef davranışları kazandıracak nitelikte, öğrencinin yaşına, cinsiyetine ve genel ahlak kurallarına uygun, sınıf ortamında uygulanabilecek nitelikte, öğrencilerce çabuk anlaşılabilir ve uygulanabilir olan, fazla zaman almayan, öğrencinin istenmedik davranışlar kazanmasına neden olmayan, öğrencinin yaşamını tehlikeye sokmayan, yaralanmasına veya sakatlanmasına neden olmayan, öğretici, eğitici yönü baskın olan, öğrencinin zevk almasını sağlayan ve eğlendirici özelliği olan etkinliklerdir. (Sönmez, 1993: 294). Bundan dolayı eğitimde hedeflenen başarılara ulaşmak ve öğrencilerin derse ilgilerini çekmek için eğitim süreçlerinde oyunlar ve bilgisayar oyunları kullanılmalıdır.

 

Kaynakça

ALCORN, P. (2003) Social İssues İn Technology: A Format For İnvestigatio,   Pearson Education: New Jersey.

AVCI, H. E. (2005) Çocuk ve Oyun. Yaşadıkça Eğitim Dergisi. Sayı 86. (Nisan- Haziran 2005). Golden Print Ofset.

BABAYİĞİT, Öznur Çakır (2014) Eğitim Amaçlı Bilgisayar Oyunlarının Okul Öncesi Eğitimde Kullanıma Yönelik Öğretmen Görüşleri, Kalıcılığa Etkisi, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Basılmamış Yüksek Lisan Tezi: Ankara

 BİNARK, M., Bayraktutan Sütcü, G., ve Fidaner, I. (2009) Dijital Oyun Rehberi: Oyun Tasarımı Türler ve Oyuncu, Kalkedon Yayınları: İstanbul.

DEMPSEY, J., Haynes, L., Lucassen, B., & Casey, M. (2002). Forty simple computer games and what they could mean to educators. Simulation & Gaming, 33(2), 157-168.

GARRIS, R., AHLERS, R., ve DRISKELL, J. E. (2002) Games, Motivation, And Learning: A Research And Practice Model,  Simulation & Gaming, 33(4). p.441-467.

GÜNGORMÜŞ, Gülten (2007) Web Tabanlı Eğitimde Kullanılan Oyunların Başarıya ve Kalıcılığa Etkisi, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Basılmamış Yüksek Lisan Tezi: Ankara.

KALE, N. (1997). Oyun, Çocuğun Özgürlüğüdür. Yaşadıkça Eğitim Dergisi. Sayı 51. (Mart-Nisan 1997). Çınar Ofset.

MANGIR, M.; Aktas, Y. (1993). Çocuğun Gelişiminde Oyunun Önemi, Yaşadıkça Eğitim Dergisi. Sayı 26. (Ocak-Şubat 1993). Ayhan Matbaası.

ÖZTÜRK, Derya (2007) Bilgisayar Oyunlarının Çocukların Bilişsel ve Duyuşsal Gelişimleri Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi: İzmir.

SÖNMEZ, V. (1993) Program Geliştirmede Öğretmen Elkitabı, Adım Yayıncılık: Ankara.

The message will be closed after 20 s